قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ یَهْدٖٓی اِلَى الْحَقِّؕ قُلِ اللّٰهُ یَهْدٖی لِلْحَقِّؕ اَفَمَنْ یَهْدٖٓی اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ یُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا یَهِدّٖٓی اِلَّٓا اَنْ یُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْࣞ كَیْفَ تَحْكُمُونَ
ḳul hel min şürakâiküm mey yehdî ile-lḥaḳḳ. ḳuli-llâhü yehdî lilḥaḳḳ. efemey yehdî ile-lḥaḳḳi eḥaḳḳu ey yüttebe`a emmel lâ yehiddî illâ ey yühdâ. femâ leküm. keyfe taḥkümûn.
Mealler
De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki sizin şeriklerinizden hakka hidayet eden var mı? De ki Allah: hakka hidayet eder, o halde hakka hidayet eden mi ittibaa ehaktır, yoksa hidayet olunmadıkça kendi kendine eremiyen mi? O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hükmediyor sunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır