لُقْمٰانَ

31. Lokmân

Mekkî · 34 ayet · 21. Cüz, Sayfa 411

Sure hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 34 âyettir. Sûre, adını 12. ve 13. âyetlerde anılan Hz. Lokmân’dan almıştır. Sûrede başlıca, Hz. Lokmân’ın oğluna öğütleri çerçevesinde, tevhid, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve haşr konularına dikkat çekilmekte, kıyamet günü için hazırlıklı olunması öğütlenmektedir.

الٓمٓࣞ

Elif Lâm Mîm.

Diyanet

تِلْكَ اٰیَاتُ الْكِتَابِ الْحَكٖیمِۙ

Bunlar, hikmet dolu Kitab'ın; iyilik yapanlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş âyetleridir.

Diyanet · 2-3. ayetlerin meali

هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِنٖینَۙ

2. ayetle birlikte çevrilmiştir

Diyanet

اَلَّذٖینَ یُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَیُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ یُوقِنُونَؕ

Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.

Diyanet

اُو𐻾لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Diyanet

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ یَشْتَرٖی لَهْوَ الْحَدٖیثِ لِیُضِلَّ عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِ بِغَیْرِ عِلْمٍۙ وَیَتَّخِذَهَا هُزُوًاؕ اُو𐻾لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهٖینٌ

İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Diyanet

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِ اٰیَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ یَسْمَعْهَا كَاَنَّ فٖٓی اُذُنَیْهِ وَقْرًاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَلٖیمٍ

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

Diyanet

اِنَّ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّعٖیمِۙ

Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naîm cennetleri vardır. Allah (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet · 8-9. ayetlerin meali

خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ

8. ayetle birlikte çevrilmiştir

Diyanet

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَیْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِی الْاَرْضِ رَوَاسِیَ اَنْ تَمٖیدَ بِكُمْ وَبَثَّ فٖیهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍؕ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا فٖیهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرٖیمٍ

Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

Diyanet

هٰذَا خَلْقُ اللّٰهِ فَاَرُونٖی مَاذَا خَلَقَ الَّذٖینَ مِنْ دُونِهٖؕ بَلِ الظَّالِمُونَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍࣖ

İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

Diyanet

Lokmân Suresi hakkında

Kur’an’daki sırası
31
Arapça adı
لُقْمٰانَ
İndiği yer
Mekke
İniş sırası
57
Ayet sayısı
34
Cüz
21
Mushaftaki sayfaları
411-414
0:00
0:00