هَلْ اَتٰیكَ حَدٖیثُ الْغَاشِیَةِؕ
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
Diyanet
الْغَاشِيَةِ
Mekkî · 26 ayet · 30. Cüz, Sayfa 592
Sure hakkında
Mekke döneminde inmiştir. 26 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Gâşiye”kelimesinden almıştır. Ğâşiye, kaplayıp bürüyen demektir.
هَلْ اَتٰیكَ حَدٖیثُ الْغَاشِیَةِؕ
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
Diyanet
وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
Diyanet
عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Diyanet
تَصْلٰى نَارًا حَامِیَةًۙ
Kızgın ateşe girerler.
Diyanet
تُسْقٰى مِنْ عَیْنٍ اٰنِیَةٍؕ
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Diyanet
لَیْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَرٖیعٍۙ
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
Diyanet
لَا یُسْمِنُ وَلَا یُغْنٖی مِنْ جُوعٍؕ
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
Diyanet
وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Diyanet
لِسَعْیِهَا رَاضِیَةٌۙ
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Diyanet
فٖی جَنَّةٍ عَالِیَةٍۙ
Yüksek bir cennettedirler.
Diyanet
لَا تَسْمَعُ فٖیهَا لَاغِیَةًؕ
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Diyanet