الْاَنْفَالِ

8. Enfâl

Medenî · 75 ayet · 9. Cüz, Sayfa 177

Sure hakkında

Medine döneminde hicretin ikinci yılında Bedir savaşından sonra inmiştir.75 âyettir. Sûre, adını ilk ayetteki “el-Enfâl” kelimesinden almıştır. “Enfâl”, savaş ganimetleri demektir. Sûrede başlıca, savaş, özellikle Bedir savaşı sonrası elde edilen ganimetlerle, bunların kimlere ve nasıl pay edileceği konu edilmektedir.

یَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِؕ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَیْنِكُمْࣕ وَاَطٖیعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَ

(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah'a ve Resûlüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin."

Diyanet

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖینَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِیَتْ عَلَیْهِمْ اٰیَاتُهُ زَادَتْهُمْ اٖیمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ یَتَوَكَّلُونَۚ

Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

Diyanet

اَلَّذٖینَ یُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَؕ

Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Diyanet

اُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاؕ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرٖیمٌۚ

İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

Diyanet

كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَیْتِكَ بِالْحَقِّࣕ وَاِنَّ فَرٖیقًا مِنَ الْمُؤْمِنٖینَ لَكَارِهُونَۙ

Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

Diyanet

یُجَادِلُونَكَ فِی الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَیَّنَ كَاَنَّمَا یُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ یَنْظُرُونَؕ

Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

Diyanet

وَاِذْ یَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَیْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَیْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَیُرٖیدُ اللّٰهُ اَنْ یُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهٖ وَیَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرٖینَۙ

Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Diyanet

لِیُحِقَّ الْحَقَّ وَیُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ

Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah'ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi

Diyanet

Enfâl Suresi hakkında

Kur’an’daki sırası
8
Arapça adı
الْاَنْفَالِ
İndiği yer
Medine
İniş sırası
88
Ayet sayısı
75
Cüz
9-10
Mushaftaki sayfaları
177-186
0:00
0:00