الٓمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
Diyanet
الْعَنْكَبُوتِ
Mekkî · 69 ayet · 20. Cüz, Sayfa 396
Sure hakkında
Mekke döneminde inmiştir. 69 âyettir. Sûre, adını 41. âyette geçen “elAnkebût” kelimesinden almıştır. Ankebût, örümcek demektir. Sûrede başlıca, Allah’ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme gibi temel inanç konuları ile Nûh, İbrahim, Lût ve Şu’ayb gibi peygamberlerin ibret dolu kıssaları konu edilmektedir. Yine Âd ve Semûd gibi kavimlerle Kârûn ve Hâmân gibi tarihin azgın liderlerinin başlarına gelenlere dikkat çekilmektedir.
الٓمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
Diyanet
اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ یُتْرَكُٓوا اَنْ یَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا یُفْتَنُونَ
İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.
Diyanet
وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَیَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذٖینَ صَدَقُوا وَلَیَعْلَمَنَّ الْكَاذِبٖینَ
Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.
Diyanet
اَمْ حَسِبَ الَّذٖینَ یَعْمَلُونَ السَّیِّــَٔاتِ اَنْ یَسْبِقُونَاؕ سَٓاءَ مَا یَحْكُمُونَ
Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!
Diyanet
مَنْ كَانَ یَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍؕ وَهُوَ السَّمٖیعُ الْعَلٖیمُ
Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Diyanet
وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا یُجَاهِدُ لِنَفْسِهٖؕ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِیٌّ عَنِ الْعَالَمٖینَ
Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah âlemlere muhtaç değildir.
Diyanet