وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ
Burçlarla dolu göğe andolsun,
Diyanet
الْبُرُوجِ
Mekkî · 22 ayet · 30. Cüz, Sayfa 590
Sure hakkında
Mekke döneminde inmiştir. 22 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Bürûc”kelimesinden almıştır. Bürûc, burçlar demektir.
وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ
Burçlarla dolu göğe andolsun,
Diyanet
وَالْیَوْمِ الْمَوْعُودِۙ
Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
Diyanet
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍؕ
Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
Diyanet · 3-5. ayetlerin meali
قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ
3. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ
3. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
اِذْ هُمْ عَلَیْهَا قُعُودٌۙ
O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Diyanet · 6-7. ayetlerin meali
وَهُمْ عَلٰى مَا یَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنٖینَ شُهُودٌؕ
6. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ یُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَزٖیزِ الْحَمٖیدِۙ
Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.
Diyanet · 8-9. ayetlerin meali
اَلَّذٖی لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ شَهٖیدٌؕ
8. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
اِنَّ الَّذٖینَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنٖینَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ یَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَرٖیقِؕ
Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
Diyanet
اِنَّ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُؕ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَبٖیرُؕ
İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan, cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
Diyanet