اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبٖینًاۙ
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Diyanet
الْفَتْحِ
Medenî · 29 ayet · 26. Cüz, Sayfa 511
Sure hakkında
Medine döneminde inmiştir. 29 âyettir. Sûre, adını 1, 18 ve 27. âyetlerde geçen “fetih” kelimesinden almıştır. Sûre de başlıca, hicretin altıncı yılında Hz.Peygamber ile Mekke’li müşrikler arasında gerçekleşen Hudeybiye antlaşması, cihad, savaştan geri kalan münafıklar ve Mekke’nin fethedileceği müjdesi konu edilmektedir.
اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبٖینًاۙ
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Diyanet
لِیَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَیُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَیْكَ وَیَهْدِیَكَ صِرَاطًا مُسْتَقٖیمًاۙ
Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
Diyanet · 2-3. ayetlerin meali
وَیَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَزٖیزًا
2. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
هُوَ الَّذٖٓی اَنْزَلَ السَّكٖینَةَ فٖی قُلُوبِ الْمُؤْمِنٖینَ لِیَزْدَادُٓوا اٖیمَانًا مَعَ اٖیمَانِهِمْؕ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٖیمًا حَكٖیمًاۙ
O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet
لِیُدْخِلَ الْمُؤْمِنٖینَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَا وَیُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَیِّـَٔاتِهِمْؕ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظٖیمًا
Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.
Diyanet
وَیُعَذِّبَ الْمُنَافِقٖینَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِكٖینَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّٖینَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِؕ عَلَیْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَؕ وَسَٓاءَتْ مَصٖیرًا
Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!
Diyanet
وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ وَكَانَ اللّٰهُ عَزٖیزًا حَكٖیمًا
Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet
اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذٖیرًاۙ
(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Diyanet
لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُؕ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَصٖیلًا
Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)
Diyanet