اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِی السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِی الْاَرْضِؕ وَمَا یَتَّبِعُ الَّذٖینَ یَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَؕ اِنْ یَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا یَخْرُصُونَ
elâ inne lillâhi men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍ. vemâ yettebi`u-lleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi şürakâ'. iy yettebi`ûne ille-żżanne vein hüm illâ yaḫruṣûn.
Mealler
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Uyan: göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah’ın’dır, Allah’dan başkasına tapanlar dahi, şeriklerin tebaası olmazlar, ancak zanne tebaiyyet ederler ve ancak kendi mızraklarıyla ölçer yalan söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır