وَلَقَدْ بَوَّاْنَا بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ مُبَوَّاَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّیِّبَاتِۚ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُؕ اِنَّ رَبَّكَ یَقْضٖی بَیْنَهُمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِ فٖیمَا كَانُوا فٖیهِ یَخْتَلِفُونَ
veleḳad bevve'nâ benî isrâîle mübevvee ṣidḳiv verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibât. feme-ḫtelefû ḥattâ câehümü-l`ilm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.
Mealler
Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Filhakika Ben-î İsrail’i cidden güzel bir yurda yerleştirdik ve hoş nimetlerden merzuk kıldık, nihayet ihtilâf etmeleri de kendilerine ilim geldikten sonra oldu, şüphe yok ki o ihtilâf edip durdukları şeylerde Rabbin kıyâmet günü aralarında hükmünü verecek.
Elmalılı Hamdi Yazır