قَالَ لَا یَاْتٖیكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِهٖٓ اِلَّا نَبَّاْتُكُمَا بِتَاْوٖیلِهٖ قَبْلَ اَنْ یَاْتِیَكُمَاؕ ذٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنٖی رَبّٖیؕ اِنّٖی تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَا یُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَۙ
ḳâle lâ ye'tîkümâ ṭa`âmün türzeḳânihî illâ nebbe'tükümâ bite'vîlihî ḳable ey ye'tiyekümâ. ẕâlikümâ mimmâ `allemenî rabbî. innî teraktü millete ḳavmil lâ yü'minûne billâhi vehüm bil'âḫirati hüm kâfirûn.
Mealler
Yûsuf dedi ki: "Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden bir milletin dinini bıraktım."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dedi ki: size merzuk olacağınız bir taam gelecek a her halde o gelmezden evvel ben size bunun tabirini haber vermiş bulunurum, bu bana Rabbim’in talim buyurduklarındandır, çünkü ben, Allah’a inanmayan ve hep Âhiret’i inkâr edenlerden ibaret bulunan bir kavmin milletini bıraktım.
Elmalılı Hamdi Yazır