لِلَّذٖینَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىؕ وَالَّذٖینَ لَمْ یَسْتَجٖیبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِی الْاَرْضِ جَمٖیعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِهٖؕ اُو𐻾لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَاْوٰیهُمْ جَهَنَّمُؕ وَبِئْسَ الْمِهَادُࣖ
lilleẕîne-stecâbû lirabbihimü-lḥusnâ. velleẕîne lem yestecîbû lehû lev enne lehüm mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bih. ülâike lehüm sûü-lḥisâbi veme'vâhüm cehennem. vebi'se-lmihâd.
Mealler
Rablerinin emrine uyanlar için mükâfâtın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rab’lerinin emrine icabet edenlere daha güzeli var, ona icabet etmiyenler ise arzda bulunanın cem’iisi bir misli de beraber kendilerinin olsa, hepsini fidyei necat olarak verirlerdi, işte onlar, hesabın kötüsü onlar içindir, mevaları da cehennemdir, ve o, ne fena yataktır.
Elmalılı Hamdi Yazır