وَاُحٖیطَ بِثَمَرِهٖ فَاَصْبَحَ یُقَلِّبُ كَفَّیْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ فٖیهَا وَهِیَ خَاوِیَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَیَقُولُ یَا لَیْتَنٖی لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّٖٓی اَحَدًا
veüḥîṭa biŝemerihî feaṣbeḥa yüḳallibü keffeyhi `alâ mâ enfeḳa fîhâ vehiye ḫâviyetün `alâ `urûşihâ veyeḳûlü yâ leytenî lem üşrik birabbî eḥadâ.
Mealler
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Derken bütün serveti istîlâ ediliverdi, bunun üzerine ona yaptığı masraflara kaarşı avuçlarını oğuşturup kaldı, o, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı, ah, diyordu, nolaydım Rabbim’e hiç bir şerik koşmamış olaydım.
Elmalılı Hamdi Yazır