سَیَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰیهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّتٖی كَانُوا عَلَیْهَاؕ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُؕ یَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ
seyeḳûlü-ssüfehâü mine-nnâsi mâ vellâhüm `an ḳibletihimü-lletî kânû `aleyhâ. ḳul lillâhi-lmeşriḳu velmagrib. yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.
Mealler
Bir takım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nas içinde süfehâ takımı "bunları bulundukları Kıbleden çeviren ne? diyecek, Deki Meşrik da Magrib de Allah’ındır, O kimi dilerse doğru bir caddeye çıkarır.
Elmalılı Hamdi Yazır