كُتِبَ عَلَیْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَیْـًٔا وَهُوَ خَیْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَیْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْؕ وَاللّٰهُ یَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَࣖ
kütibe `aleykümü-lḳitâlü vehüve kürhül leküm. ve`asâ en tekrahû şey'ev vehüve ḫayrul leküm. ve`asâ en tüḥibbû şey'ev vehüve şerrul leküm. vellâhü ya`lemü veentüm lâ ta`lemûn.
Mealler
Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıtal üzerinize yazıldı, gerçi o size hoş gelmez fakat olur ki siz bir şeyi hoşlanmazsınız halbuki hakkınızda o bir hayırdır ve olur ki bir şeyi severseniz halbuki hakkınızda o bir şerdir siz bilmezken Allah bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır