قَالَ اِنَّهُ یَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُثٖیرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِی الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِیَةَ فٖیهَاؕ قَالُوا الْــٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّؕ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا یَفْعَلُونَࣖ
ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ ẕelûlün tüŝîru-l'arḍa velâ tesḳi-lḥarŝ. müsellemetül lâ şiyete fîhâ. ḳâlü-l'âne ci'te bilḥaḳḳ. feẕebeḥûhâ vemâ kâdû yef`alûn.
Mealler
Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o; çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rabbim, dedi: Şöyle buyuruyor: Bir Bakara ki ne koşulur arazi sürer ne de ekin sular, salma, hiç alacası yok, işte dediler, şimdi hak ile geldin, bunun üzerine o Bakarayı boğazladılar, ki az kaldı yapmıyacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır