21:81
وَلِسُلَیْمٰنَ الرّٖیحَ عَاصِفَةً تَجْرٖی بِاَمْرِهٖٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّتٖی بَارَكْنَا فٖیهَاؕ وَكُنَّا بِكُلِّ شَیْءٍ عَالِمٖینَ
velisüleymâne-rrîḥa `âṣifeten tecrî biemrih ile-l'arḍi-lletî bâraknâ fîhâ. vekünnâ bikülli şey'in `âlimîn.
Mealler
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz her şeyi hakkıyla bileniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Süleyman için de şiddetli rüzgârı ki o içine bereketler verdiğimiz arz’a emriyle cereyan ediyordu ve biz her şeyi biliriz.
Elmalılı Hamdi Yazır