24. Nûr

النُّورِ

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖینَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ یَذْهَبُوا حَتّٰى یَسْتَاْذِنُوهُؕ اِنَّ الَّذٖینَ یَسْتَاْذِنُونَكَ اُو𐻾لٰٓئِكَ الَّذٖینَ یُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖۚ فَاِذَا اسْتَاْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَاْنِهِمْ فَاْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَؕ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ

Mü'minler ancak Allah'a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir is üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. Senden izin isteyenler var ya,iste onlar Allah'a ve Rasülüne iman eden kimselerdir. O halde bazi islerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden diledigine izin ver ve onlar için Allah'tan bagislama dile. Süphesiz Allah çok bagislayandir, çok merhamet edendir.

Diyanet

لَا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَیْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاؕ قَدْ یَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذٖینَ یَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْیَحْذَرِ الَّذٖینَ یُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِهٖٓ اَنْ تُصٖیبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ یُصٖیبَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌ

(Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.

Diyanet

اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ قَدْ یَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَیْهِؕ وَیَوْمَ یُرْجَعُونَ اِلَیْهِ فَیُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواؕ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖیمٌ

Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah'a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah'ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet

0:00
0:00