قَالَ اِنَّمَٓا اُو𐻿تٖیتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْدٖیؕ اَوَلَمْ یَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِهٖ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعًاؕ وَلَا یُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ
ḳâle innemâ ûtîtühû `alâ `ilmin `indî. evelem ya`lem enne-llâhe ḳad ehleke min ḳablihî mine-lḳurûni men hüve eşeddü minhü ḳuvvetev veekŝeru cem`â. velâ yüs'elü `an ẕünûbihimü-lmücrimûn.
Mealler
Kârûn, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ben ona, sırf bendeki bir ilim sayesinde nâil oldum dedi, Allah’ın ondan evvel o kurûn içinden kuvvetçe ondan daha şiddetli ve cemiyyetçe daha kesretli nice kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyormuydu? Mücrimler günahlarından suâl de olunmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır