وَعَادًا وَثَمُودَا𐻾 وَقَدْ تَبَیَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْࣞ وَزَیَّنَ لَهُمُ الشَّیْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّبٖیلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِرٖینَۙ
ve`âdev veŝemûde veḳat tebeyyene leküm mim mesâkinihim. vezeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm feṣaddehüm `ani-ssebîli vekânû müstebṣirîn.
Mealler
Ad ve Semûd kavimlerini de helak ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Âde de, Semûde de ki size bunlar meskenlerinden belli olmaktadır, şeytan onlara amellerini tezyin etmişti de kendilerini yoldan çevirmişti, halbuki gözleri açık adamlar idiler.
Elmalılı Hamdi Yazır