اٰلِ عِمْرٰنَ

Âl-i İmrân Suresi, 153. ayet

Medenî · 200 ayet

3:153

اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ𐻿نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ یَدْعُوكُمْ فٖٓی اُخْرٰیكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَیْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْؕ وَاللّٰهُ خَبٖیرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

iẕ tuṣ`idûne velâ telvûne `alâ eḥadiv verrasûlü yed`ûküm fî uḫrâküm feeŝâbeküm gammem bigammil likeylâ taḥzenû `alâ mâ fâteküm velâ mâ eṣâbeküm. vellâhü ḫabîrum bimâ ta`melûn.

Mealler

Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı

O sıra siz boyuna uzaklaşıyordunuz, kimseye dönüp bakmıyordunuz, peygamber ise arkanızdan sizleri çağırıp duruyordu, bunun üzerine Allah sizi gama karşı gam ile müsab kıldı ki ne elinizden giden zafere ne de başınıza gelen musibete mahzun olmayasınız, ve Allah biliyor, ne yapıyordunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır