وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِـعَ دٖینَكُمْؕ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ یُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو𐻿تٖیتُمْ اَوْ یُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْؕ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِیَدِ اللّٰهِۚ یُؤْتٖیهِ مَنْ یَشَٓاءُؕ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَلٖیمٌۚ
velâ tü'minû illâ limen tebi`a dîneküm. ḳul inne-lhüdâ hüde-llâhi ey yü'tâ eḥadüm miŝle mâ ûtîtüm ev yüḥâccûküm `inde rabbiküm. ḳul inne-lfaḍle biyedi-llâh. yü'tîhi mey yeşâ'. vellâhü vâsi`un `alîm.
Mealler
"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ve kendi dininize tabi' olanlardan başkasına eman vermeyin. De ki: Her halde hidayet Allah hidayeti, size verilen gibisi birine veriliyor veya Rabbiniz’in huzurunda size galebe edecekler diye mi bu? De ki: Doğrusu fazıl Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir, ve Allah vâsi'dir, alîmdir.
Elmalılı Hamdi Yazır