كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓایٖٔلُ عَلٰى نَفْسِهٖ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰیةُؕ قُلْ فَاْتُوا بِالتَّوْرٰیةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ
küllu-ṭṭa`âmi kâne ḥillel libenî isrâîle illâ mâ ḥarrame isrâîlü `alâ nefsihî min ḳabli en tünezzele-ttevrâh. ḳul fe'tû bittevrâti fetlûhâ in küntüm ṣâdiḳîn.
Mealler
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Tevrat indirilmeden evvel İsrail’in nefsine haram kıldığından başka yiyeceğin hepsi Ben-î İsrail’e helâl idi, de ki: haydi Tevratı getirin de onu güzelce okuyun eğer sadıksanız.
Elmalılı Hamdi Yazır