لَقَدْ كَانَ لِسَبَاٍ فٖی مَسْكَنِهِمْ اٰیَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ یَمٖینٍ وَشِمَالٍؕ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُؕ بَلْدَةٌ طَیِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ
leḳad kâne lisebein fî meskenihim âyeh. cennetâni `ay yemîniv veşimâl. külû mir rizḳi rabbiküm veşkürû leh. beldetün ṭayyibetüv verabbün gafûr.
Mealler
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Celâlime kasem ederim ki Sebe için meskenlerinde hakikaten bir âyet vardı: sağ ve soldan iki cennet, yeyin diye Rabbiniz’in rızkından da ona şükredin, ne güzel, hoş bir belde, Gafur bir Rab. Fakat onlar bakmadılar, biz de üzerlerine arim seylini salıverdik ve o dilber iki cennetlerini buruk yemişli, ılgınlık, az bir şey de sidirden iki harap cennete çevirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır · 15-16. ayetlerin meali