سَبَأٍ

Sebe' Suresi, 41. ayet

Mekkî · 54 ayet

34:41

قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِیُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا یَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ

ḳâlû sübḥâneke ente veliyyünâ min dûnihim. bel kânû ya`büdûne-lcinn. ekŝeruhüm bihim mü'minûn.

Mealler

(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."

Diyanet İşleri Başkanlığı

Demişlerdir: zati sübhanına arzı tenzih ederiz, sensin onlara karşı ekserisi onlara inanmışlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır