اِسْتِكْبَارًا فِی الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّیِّیِٔؕ وَلَا یَحٖیقُ الْمَكْرُ السَّیِّیُٔ اِلَّا بِاَهْلِهٖؕ فَهَلْ یَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّلٖینَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْدٖیلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْوٖیلًا
istikbâran fi-l'arḍi vemekra-sseyyi'. velâ yeḥîḳu-lmekru-sseyyiü illâ biehlih. fehel yenżurûne illâ sünnete-l'evvelîn. felen tecide lisünneti-llâhi tebdîlâ. velen tecide lisünneti-llâhi taḥvîlâ.
Mealler
Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yer de bir kibirlenme ve bir sui kasd düzeni, halbuki fena düzen ancak sahibinin başına geçer, o halde evvelkilerin sünnetinden başka ne gözetirler. O halde Allah’ın sünnetine bir tebdil bulamazsın, Allah’ın sünnetine bir tahvil de bulamazsın.
Elmalılı Hamdi Yazır