38:20
وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَیْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ
veşedednâ mülkehû veâteynâhü-lḥikmete vefaṣle-lḫiṭâb.
Mealler
Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hem mülkünü kuvvetlendirmiştik, hem de kendisine hıkmet ve faslı hitap vermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır