38:36
فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّٖیحَ تَجْرٖی بِاَمْرِهٖ رُخَٓاءً حَیْثُ اَصَابَۙ
feseḫḫarnâ lehü-rrîḥa tecrî biemrih ruḫâen ḥayŝü eṣâb.
Mealler
Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine ona rüzgârı müsahhar ettik, emriyle istediği yere yumuşacık cereyan ederdi.
Elmalılı Hamdi Yazır