اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّیْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا یَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَیَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّهٖؕ قُلْ هَلْ یَسْتَوِی الَّذٖینَ یَعْلَمُونَ وَالَّذٖینَ لَا یَعْلَمُونَؕ اِنَّمَا یَتَذَكَّرُ اُو𐻾لُوا الْاَلْبَابِࣖ
emmen hüve ḳânitün ânâe-lleyli sâcidev veḳâimey yaḥẕeru-l'âḫirate veyercû raḥmete rabbih. ḳul hel yestevi-lleẕîne ya`lemûne velleẕîne lâ ya`lemûn. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.
Mealler
(Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa o gece saatlerinde kalkan secdeye kapanıp kıyam durarak dâima vazıfesini yapan Âhiret’i sayar ve Rabbi’nin rahmetini umar kimse gibi olur mu? Hiç bilirlerle bilmezler müsavi olur mu? Ancak temiz akıllı olanlar anlar.
Elmalılı Hamdi Yazır