Mushafim

3. Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

لَقَدْ سَمِـعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذٖینَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَقٖیرٌ وَنَحْنُ اَغْنِیَٓاءُۘ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِیَٓاءَ بِغَیْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَرٖیقِ

Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz.

Diyanet

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَیْدٖیكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَیْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖیدِۚ

"Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

Diyanet

اَلَّذٖینَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَیْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى یَاْتِیَنَا بِقُرْبَانٍ تَاْكُلُهُ النَّارُؕ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلٖی بِالْبَیِّنَاتِ وَبِالَّذٖی قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ

Onlar, "Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

Diyanet

فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ𐻿 بِالْبَیِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُنٖیرِ

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Diyanet

كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِؕ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِؕ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَؕ وَمَا الْحَیٰوةُ الدُّنْیَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

Diyanet

لَتُبْلَوُنَّ فٖٓی اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذٖینَ اُو𐻿تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذٖینَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَثٖیرًاؕ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ

Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

Diyanet

0:00
0:00