اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖینَ یَزْعُمُونَ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَیْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ یُرٖیدُونَ اَنْ یَتَحَاكَمُٓوا اِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ اُمِرُٓوا اَنْ یَكْفُرُوا بِهٖؕ وَیُرٖیدُ الشَّیْطَانُ اَنْ یُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَعٖیدًا
elem tera ile-lleẕîne yez`umûne ennehüm âmenû bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablike yürîdûne ey yeteḥâkemû ile-ṭṭâgûti veḳad ümirû ey yekfürû bih. veyürîdü-şşeyṭânü ey yüḍillehüm ḍalâlem be`îdâ.
Mealler
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bakmaz mısın şunlara: o hem sana indirilene hem senden evvel indirilene iman ettiklerini söyler gezer kimselere? Ki o tağuta (o azgın şeytana) muhakeme olmak istiyorlar Halbuki onu tanımamakla emrolunmuşlardı, O Şeytan da onları bir daha dönemiyecekleri kadar uzak bir dalâle düşürmek istiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır