وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَیْهِمْ اَنِ اقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِیَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَلٖیلٌ مِنْهُمْؕ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا یُوعَظُونَ بِهٖ لَكَانَ خَیْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْبٖیتًاۙ
velev ennâ ketebnâ `aleyhim eni-ḳtülû enfüseküm evi-ḫrucû min diyâriküm mâ fe`alûhü illâ ḳalîlüm minhüm. velev ennehüm fe`alû mâ yû`ażûne bihî lekâne ḫayral lehüm veeşedde teŝbîtâ.
Mealler
Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Eğer onlara nefislerinizi öldürün veya "diyarınızdan çıkın" diye yazsa idik pek azından ma'dası onu yapmazlardı, fakat kendilerine va'zolunanı yapsalardı elbette haklarında çok hayırlı ve payidar kılmak itibarile de en sağlam bir hareket olurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır