وَبَدَا لَهُمْ سَیِّــَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ𐻿نَ
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Diyanet
الْجَاثِيَةِ
وَبَدَا لَهُمْ سَیِّــَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ𐻿نَ
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Diyanet
وَقٖیلَ الْیَوْمَ نَنْسٰیكُمْ كَمَا نَسٖیتُمْ لِقَٓاءَ یَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَاْوٰیكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِرٖینَ
Onlara şöyle denir: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur."
Diyanet
ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰیَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَیٰوةُ الدُّنْیَاۚ فَالْیَوْمَ لَا یُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ یُسْتَعْتَبُونَ
"Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
Diyanet
فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَمٖینَ
Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Diyanet
وَلَهُ الْكِبْرِیَٓاءُ فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِࣕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ
Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet