قَالَ عٖیسَى ابْنُ مَرْیَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَیْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا عٖیدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰیَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَیْرُ الرَّازِقٖینَ
ḳâle `îse-bnü meryeme-llâhümme rabbenâ enzil `aleynâ mâidetem mine-ssemâi tekûnü lenâ `îdel lievvelinâ veâḫirinâ veâyetem mink. verzuḳnâ veente ḫayru-rrâziḳîn.
Mealler
Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İsâ İbn-î Meryem şöyle yalvardı: Ya Allah! ey bizim yegâne Rabbimiz! bize Semâ’dan bir mâide indir ki bizim için hem evvelimiz, hem ahırımız için bir bayram ve kudretinden bir nişane ola ve bizleri merzuk eyle ki sen hayrurrazikînsin.
Elmalılı Hamdi Yazır