فَتَرَى الَّذٖینَ فٖی قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ یُسَارِعُونَ فٖیهِمْ یَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُصٖیبَنَا دَٓائِرَةٌؕ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ یَاْتِیَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِهٖ فَیُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا فٖٓی اَنْفُسِهِمْ نَادِمٖینَؕ
fetere-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuy yüsâri`ûne fîhim yeḳûlûne naḫşâ en tüṣîbenâ dâirah. fe`ase-llâhü ey ye'tiye bilfetḥi ev emrim min `indihî feyuṣbiḥû `alâ mâ eserrû fî enfüsihim nâdimîn.
Mealler
İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onun için yüreklerinde nifak illeti olanları görürsün ki onların içine koşar dururlar ne yapalım tersine bir devrin başımıza dönmesinden korkuyoruz derler, memul ki Allah yakında o fethi vey anezdi ilâhîsinden bir emir ihsan ediverir de nefislerinde gizlediklerine pişman olurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır