54. Kamer

الْقَمَرِ

وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ

Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)

Diyanet

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْیَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?

Diyanet

وَكُلُّ شَیْءٍ فَعَلُوهُ فِی الزُّبُرِ

İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.

Diyanet

وَكُلُّ صَغٖیرٍ وَكَبٖیرٍ مُسْتَطَرٌ

Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.

Diyanet

اِنَّ الْمُتَّقٖینَ فٖی جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ

Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.

Diyanet

فٖی مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَلٖیكٍ مُقْتَدِرٍ

Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.

Diyanet

0:00
0:00