یَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِنٖینَ وَالْمُؤْمِنَاتِ یَسْعٰى نُورُهُمْ بَیْنَ اَیْدٖیهِمْ وَبِاَیْمَانِهِمْ بُشْرٰیكُمُ الْیَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖیمُۚ
yevme tera-lmü'minîne velmü'minâti yes`â nûruhüm beyne eydîhim vebieymânihim büşrâkümü-lyevme cennâtün tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.
Mealler
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün ki göreceksin o mü'minleri ve mü'mineleri, önlerinde ve sağlarında nûrları koşuyor.
Elmalılı Hamdi Yazır