لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِرٖینَ الَّذٖینَ اُخْرِجُوا مِنْ دِیَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ یَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَیَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُؕ اُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ
lilfüḳarâi-lmühâcirîne-lleẕîne uḫricû min diyârihim veemvâlihim yebtegûne faḍlem mine-llâhi veriḍvânev veyenṣurûne-llâhe verasûleh. ülâike hümu-ṣṣâdiḳûn.
Mealler
Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O fukara muhacirler için ki yurtlarından ve mallarından çıkarıldılar, Allah’dan bir fadıl ve rıdvan ararlar ve Allah’a ve Resulü’ne hizmet ederler, ta onlardır işte sadık olanlar.
Elmalılı Hamdi Yazır