وَكَتَبْنَا لَهُ فِی الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَیْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْصٖیلًا لِكُلِّ شَیْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَاْمُرْ قَوْمَكَ یَاْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاؕ سَاُرٖیكُمْ دَارَ الْفَاسِقٖینَ
veketebnâ lehû fi-l'elvâḥi min külli şey'im mev`iżatev vetefṣîlel likülli şey'. feḫuẕhâ biḳuvvetiv ve'mür ḳavmeke ye'ḫuẕû biaḥsenihâ. seürîküm dâra-lfâsiḳîn.
Mealler
Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ve onun için elvahta her şeyden yazdık, mevizaya ve ahkâmın tafsıline dair her şeyi. Haydi, dedik: bunları kuvvetle tut, kavmine de emret onları en gözeliyle tutsunlar, ileride size o fasıkların yurdunu göstereceğim.
Elmalılı Hamdi Yazır