قَالَ الْمَلَاُ الَّذٖینَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِهٖ لَنُخْرِجَنَّكَ یَا شُعَیْبُ وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْیَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ فٖی مِلَّتِنَاؕ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِهٖینَ
ḳâle-lmeleü-lleẕîne-stekberû min ḳavmihî lenuḫricenneke yâ şu`aybü velleẕîne âmenû me`ake min ḳaryetinâ ev lete`ûdünne fî milletinâ. ḳâle evelev künnâ kârihîn.
Mealler
Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şuayb, "İstemesek de mi?" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! katiyyen, dediler: Seni de seninle beraber iman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yâhud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?
Elmalılı Hamdi Yazır