وَاِذْ یَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَیْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَیْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَیُرٖیدُ اللّٰهُ اَنْ یُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهٖ وَیَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرٖینَۙ
veiẕ ye`idükümü-llâhü iḥde-ṭṭâifeteyni ennehâ leküm veteveddûne enne gayra ẕâti-şşevketi tekûnü leküm veyürîdü-llâhü ey yüḥiḳḳa-lḥaḳḳa bikelimâtihî veyaḳṭa`a dâbira-lkâfirîn.
Mealler
Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ve o vakit Allah, size iki taifenin birini va'dediyordu ki sizin olsun, siz, ise Arzu ediyordunuz ki şekvetsiz olan sizin olsun, halbuki Allah, kelimati ile hakkı ihkak etmek ve kâfîrlerin arkasını kesmek diliyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır