یَوْمَ یَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخٖیهِۙ
33. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
عَبَسَ
یَوْمَ یَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخٖیهِۙ
33. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
وَاُمِّهٖ وَاَبٖیهِۙ
33. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
وَصَاحِبَتِهٖ وَبَنٖیهِؕ
33. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ یَوْمَئِذٍ شَاْنٌ یُغْنٖیهِؕ
33. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
Diyanet
ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ
Gülerler, sevinirler.
Diyanet
وَوُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ عَلَیْهَا غَبَرَةٌۙ
O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
Diyanet
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌؕ
Onları bir siyahlık bürür.
Diyanet
اُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ
İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.
Diyanet