التَّوْبَةِ

Tevbe Suresi, 100. ayet

Medenî · 129 ayet

9:100

وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرٖینَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذٖینَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِیَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖی تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَٓا اَبَدًاؕ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖیمُ

vessâbiḳûne-l'evvelûne mine-lmühâcirîne vel'enṣâri velleẕîne-ttebe`ûhüm biiḥsânir raḍiye-llâhü `anhüm veraḍû `anhü vee`adde lehüm cennâtin tecrî taḥtehe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. ẕâlike-lfevzü-l`ażîm.

Mealler

İslâm'ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Sâbikun’un birincileri Mühacir’în ve Ensar ve ihsan ile onların ardınca gidenler, Allah onlardan razı oldu onlar da Allah’tan razı oldular ve onlara altlarında nehirler akar cennetler hazırladı ki içlerinde ebeden muhalled olacaklar, işte fevzi azîm, bu.

Elmalılı Hamdi Yazır