وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِیَنْفِرُوا كَٓافَّةًؕ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِیَتَفَقَّهُوا فِی الدّٖینِ وَلِیُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَیْهِمْ لَعَلَّهُمْ یَحْذَرُونَࣖ
vemâ kâne-lmü'minûne liyenfirû kâffeh. felevlâ nefera min külli firḳatim minhüm ṭâifetül liyetefeḳḳahû fi-ddîni veliyünẕirû ḳavmehüm iẕâ race`û ileyhim le`allehüm yaḥẕerûn.
Mealler
(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bununla beraber mü'minlerin kâffesi birden toplanıp seferber olacak değillerdir, fakat her fırkadan bir taife toplansa da dinde fıkıh tahsil etseler, ve döndükleri zaman kavmlerini inzar eyleseler, gerek ki sakınırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır