یُوسُفُ اَیُّهَا الصِّدّٖیقُ اَفْتِنَا فٖی سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ یَاْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ یَابِسَاتٍۙ لَعَلّٖٓی اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ یَعْلَمُونَ
yûsüfü eyyühe-ṣṣiddîḳu eftinâ fî seb`i beḳarâtin simâniy ye'külühünne seb`un `icâfüv veseb`i sümbülâtin ḫuḍriv veüḫarâ yâbisâtil le`allî erci`u ile-nnâsi le`allehüm ya`lemûn.
Mealler
(Zindana varınca), "Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yusuf! Ey sıddık ! Bize şunu hallet: "yedi semiz inek bunları yedi arık yiyor ve yedi yeşil başakla diğer yedi de kuru" ümid ederim ki o nâsa cevap ile dönerim, gerektir ki kadrini bilirler.
Elmalılı Hamdi Yazır