14:17
یَتَجَرَّعُهُ وَلَا یَكَادُ یُسٖیغُهُ وَیَاْتٖیهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَیِّتٍؕ وَمِنْ وَرَٓائِهٖ عَذَابٌ غَلٖیظٌ
yetecerra`uhû velâ yekâdü yüsîguhû veye'tîhi-lmevtü min külli mekâniv vemâ hüve bimeyyit. vemiv verâihî `aẕâbün galîż.
Mealler
Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yutmağa çalışacak, boğazından geçiremeyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, halbuki ölmeyecek, arkasından da galiz bir azâb.
Elmalılı Hamdi Yazır