مَثَلُ الَّذٖینَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍࣙ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّٖیحُ فٖی یَوْمٍ عَاصِفٍؕ لَا یَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَیْءٍؕ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعٖیدُ
meŝelü-lleẕîne keferû birabbihim a`mâlühüm keramâdin-şteddet bihi-rrîḥu fî yevmin `âṣif. lâ yaḳdirûne mimmâ kesebû `alâ şey'. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbe`îd.
Mealler
Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu derin sapıklıktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rab’lerine küfredenlerin meseli şudur: amelleri bir küle benzer ki onu fırtınalı bir günde rüzgar şiddetli savurmaktadır, kazandıklarından hiç bir şey ellerini geçmez, işte budur asıl o uzak dalâl.
Elmalılı Hamdi Yazır