اَوْ خَلْقًا مِمَّا یَكْبُرُ فٖی صُدُورِكُمْۚ فَسَیَقُولُونَ مَنْ یُعٖیدُنَاؕ قُلِ الَّذٖی فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَیُنْغِضُونَ اِلَیْكَ رُؤُ𐻿سَهُمْ وَیَقُولُونَ مَتٰى هُوَؕ قُلْ عَسٰٓى اَنْ یَكُونَ قَرٖیبًا
ev ḫalḳam mimmâ yekbüru fî ṣudûriküm. feseyeḳûlûne mey yü`îdünâ. ḳuli-lleẕî feṭaraküm evvele merrah. feseyüngiḍûne ileyke ruûsehüm veyeḳûlûne metâ hû. ḳul `asâ ey yekûne ḳarîbâ.
Mealler
"Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan". Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: muhakkak, ister taş olun ister demir isterse gönlünüzde büyüyen her hangi bir halk, o halde bizi kim iade edebilir? Diyecekler, sizi, de: ilk defa yaratmış olan kudret sahibi, o vakit sana başlarını sallayacaklar da "ne vakit o? " Diyecekler, de ki "yakın olması memul".
Elmalılı Hamdi Yazır · 50-51. ayetlerin meali