وَلَوْلَٓا اَنْ تُصٖیبَهُمْ مُصٖیبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَیْدٖیهِمْ فَیَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَیْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰیَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنٖینَ
velevlâ en tüṣîbehüm müṣîbetüm bimâ ḳaddemet eydîhim feyeḳûlû rabbenâ levlâ erselte ileynâ rasûlen fenettebi`a âyâtike venekûne mine-lmü'minîn.
Mealler
Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de âyetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ellerinin takdim eylediği günahlar yüzünden başlarına birer musîbet gelib de o vakit "Ya Rabbenâ bize bir Resûl gönderseydin de âyetlerine uyup verilse ya!" Dediler, ya bundan evvel Mûsâ’ya verilene küfretmediler mi? İki sihir tezâhür etti dediler ve biz hiç birisine inanmayız dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır · 47-48. ayetlerin meali