اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذٖینَ یَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ یَتُوبُونَ مِنْ قَرٖیبٍ فَاُو𐻾لٰٓئِكَ یَتُوبُ اللّٰهُ عَلَیْهِمْؕ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٖیمًا حَكٖیمًا
inneme-ttevbetü `ale-llâhi lilleẕîne ya`melûne-ssûe bicehâletin ŝümme yetûbûne min ḳarîbin feülâike yetûbü-llâhü `aleyhim. vekâne-llâhü `alîmen ḥakîmâ.
Mealler
Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Fakat Allah’ın kabulünü va'd buyurduğu tevbe o kimseler içindir ki bir cahillikle bir kabahat yaparlar da sonra çok geçmeden tevbe ederler, işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur ve Allah Alim, Hakim bulunuyor.
Elmalılı Hamdi Yazır