Mushafim

4. Nisâ

النِّسَاءِ

وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَیْهِمَٓا اَنْ یُصْلِحَا بَیْنَهُمَا صُلْحًاؕ وَالصُّلْحُ خَیْرٌؕ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّؕ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖیرًا

Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Diyanet

وَلَنْ تَسْتَطٖیعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَیْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَمٖیلُوا كُلَّ الْمَیْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِؕ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَحٖیمًا

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Diyanet

وَاِنْ یَتَفَرَّقَا یُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِهٖؕ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَكٖیمًا

Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah lütfu geniş olandır. O hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet

وَلِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَلَقَدْ وَصَّیْنَا الَّذٖینَ اُو𐻿تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِیَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَؕ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَكَانَ اللّٰهُ غَنِیًّا حَمٖیدًا

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah zengindir, övülmeye layıktır.

Diyanet

وَلِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖیلًا

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet

اِنْ یَشَاْ یُذْهِبْكُمْ اَیُّهَا النَّاسُ وَیَاْتِ بِاٰخَرٖینَؕ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَدٖیرًا

Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah buna hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet

مَنْ كَانَ یُرٖیدُ ثَوَابَ الدُّنْیَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِؕ وَكَانَ اللّٰهُ سَمٖیعًا بَصٖیرًاࣖ

Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet

0:00
0:00